“Longevity Depresyonuna Hazır Mısın?”

“Abı Hayatı” içmişlerden mi olmak istiyoruz? Abı Hayatı mı arıyoruz? "Abı hayatı içmek" ifadesi, genellikle "ölümsüzlük suyu"nu içmek ya da "sonsuz yaşamı elde etmek" anlamında kullanılan bir deyimdir. Eski simya ve mistik, batını öğretilerle ilişkilidir. Ölümsüzlük, daha uzun yaşama, arınma veya manevi gelişim arzusunu simgeler. Simyada, geçmiş efsanelerde yer alan, filmlere ilham olan "Felsefe taşı" simyacılığın en ünlü ve en arzu edilen öğelerinden biriydi. Eski simyacılara göre, bu taş, madeni altına dönüştürme (alkimya) gücüne sahipti ve aynı zamanda abı hayat'ı elde etme imkânı tanıyordu. Orta Çağ öğretilerinden Simyadan, bilimin ışığında ilerleyen 21.yüzyıla uzanan zaman yolculuğunda çok fazla şey değişse de insanoğlunun arzuları pek değişmemiş gibi duruyor. Günümüz dünyasında adeta bir sağlık akımı şeklinde yükselişte olan “Longevity”de de arzulanan; sağlıklı, uzun yaşamdır.
Longevity terimi, genel olarak uzun yaşam veya uzun ömür anlamına gelir. Latince kökenli olup, "longus" (uzun) ve "vita" (yaşam) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Popülerliğini Longevity’e kaptırmış gibi gözükse de yaşlanma karşıtı stratejileri bütüncül olarak kapsayan ‘anti-aging’’ terimine yakın amaçları vardır. Longevity’e sadece yaşlanmama, uzun yaşam hedeflerini kapsayan değil aynı zamanda bütüncül sağlık hedeflerini kapsayan büyük küme diyebiliriz. Longevity terimi, tıp, genetik, beslenme, çevresel faktörler ve yaşam tarzı gibi birçok farklı alanda epigenetik faktörlerin derinlemesine incelendiği bir kavramdır.
Sağlıklı yaşlanma, DSÖ tarafından "ileri yaşta refahı sağlayan işlevsel yeteneği geliştirme ve sürdürme süreci" olarak tanımlanmaktadır. Sağlıklı yaşlanmada DSÖ tarafından açıklanan, içsel kapasite, bireyin fiziksel ve zihinsel potansiyelinin birleşimi olarak tanımlanır. Canlılık kapasitesi, bu içsel kapasitenin temel fizyolojik belirleyicisi olarak kabul edilir. Canlılık kapasitesi, vücuttaki çeşitli fizyolojik sistemler arasındaki etkileşimler sonucu ortaya çıkan bir durumdur ve biyolojik yaşlanmanın normal veya hızlanmış süreçlerinden etkilenebilir. İşlevsel yetenek ise "insanların değer verdikleri şeyleri olmalarını ve yapmalarını sağlayan tüm sağlıkla ilgili özellikler" olarak tanıtılır. Longevity’deki amaç, insanın işlevsel yeteneğini, sağlıklı yaşlanma için kazanma becerisi de demek çok da yanlış olmaz.
Dünya nüfusu 1950'de 2,9 milyardan 2020'de 7,8 milyara üç katına çıktı. Nüfus sağlığının bir ölçütü olan ortalama yaşam beklentisi, bu yetmiş yılda 47'den 73'e çıktı ve 26 yıllık bir genişleme oldu. Artık uzun yaşıyorsak, yaş aldıkça fiziksel, mental değişimleri en minimumda tutmak olası bir istektir. Sağlık süresi ile yaşam süresi arasındaki farkı ele alırken, Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre sağlık, "sadece hastalık veya sakatlığın yokluğu değil, aynı zamanda tam fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik hali" olarak güncellenmiştir.
Uzun ömürlülük, yaşlanma sürecinde genetik faktörlerle de şekillenen bir özelliktir. Yapılan çalışmalarda, mayalardan insanlara kadar birçok organizmada, uzun ömrün metabolizmanın manipülasyonu ve oksidatif strese karşı dirençle desteklendiği görülmüştür. Memelilerde de benzer mekanizmaların etkili olduğu düşünülmektedir. İnsanlarda, kardiyovasküler hastalıkla ilişkili genlerin uzun ömürlülüğün önemli belirleyicileri olduğu kanıtlanmıştır. Gelecekteki araştırmalar, uzun ömürlülükle ilişkili genleri insan popülasyonlarında test etmeyi ve genetik çeşitlilik ile fenotipik verileri ilişkilendirmeyi amaçlamaktadır. Bu sayede, yaşlanma sürecine katkıda bulunan genetik faktörler ortaya çıkacaktır.
Blue Zone (BZ), olağanüstü uzun ömürlü nüfuslarla karakterize edilen dünya bölgeleridir. Mavi Bölge sakinlerinin uzun ömürlü olma sırrı, sağlıklı bir diyetten, düşük strese, düzenli fiziksel aktiviteye, güçlü sosyal bağlara ve pozitif bir yaşam amacına kadar Longevity gibi birçok faktörü içerir. Longevity’e yakın bir hayat tarzına alışmış, ortalama yaşam süresi uzun, Blue Zone yerlilerinden değilsek ne yapacağız? Sorusunun yanıtı Longevity. Fakat bu yaşam tarzını hayatımıza entegre etmeye çalışırken ‘’mükemmeliyetçilik’’ baskısıyla, her zaman en iyi versiyona ulaşma duygusuyla hareket etmek, Longevity anlayışından uzaklaşarak “narsist” anlayışa sizi sürükleyerek, bütüncül sağlık amaçlarından sizi uzaklaştırabilir. Doğru anlaşılmış ve hayatınıza kişiselleştirilmiş bir şekilde entegre edilmiş Longevity anlayışını benimsemeliyiz. Sonuçta Blue Zone bölgelerinden olan Okinawa Adasında yaşamıyorsak, o yaşam tarzını birebir benimsememiz anlamsız olacaktır.
Longevity yaşam tarzını, diyeti vs. kopyalamak değildir. Longevity bilincini kazanmaktır. Neyi neden yaptığının farkında olarak, her anlamda sağlıklı olma halini oluşturmaktır. Bu bir yaşlanmama yarışı değil, bireysel yolculuğumuzun en sağlıklı şekilde sürdürülebilme hedefidir.
Sağlıklı yaş alarak, keyif aldığımız bir yaşamın hedeflenmesi üzerine iki önerim olacak. Biri Dr. Volto Lango’nın Türkçeye çevrilen, Longevity’de beslenme bakış açısını anlatan “Uzun Yaşama Diyeti’’; bir diğeri ise Ayşegül Çoruhlu’nun yeni podcast serisi “Longevity Sohbetleri”. Longevity konusunda bilinç seviyemiz arttıkça bizi dibe çekip, depresyona sürükleyecek mükemmeliyetçilik tuzağına düşmemiş olacağız. Uzun yıllarca.. ve sağlıklı…
Kaynakça:
- Buettner D, Skemp S. Blue Zones: Lessons From the World's Longest Lived. Am J Lifestyle Med. 2016 Jul 7;10(5):318-321. doi: 10.1177/1559827616637066. PMID: 30202288; PMCID: PMC6125071.
- Vijg J, Suh Y. Genetics of longevity and aging. Annu Rev Med. 2005;56:193-212. doi: 10.1146/annurev.med.56.082103.104617. PMID: 15660509.
- Kaeberlein M. Longevity and aging. F1000Prime Rep. 2013;5:5. doi: 10.12703/P5-5. Epub 2013 Mar 4. PMID: 23513177; PMCID: PMC3590784.
- https://doi.org/10.1016/j.maturitas.2022.06.004
- WHO working definition of vitality capacity for healthy longevity monitoring, Bautmans, Ivan et al. The Lancet Healthy Longevity, Volume 3, Issue 11, e789 - e796
- Garmany, A., Yamada, S. & Terzic, A. Uzun ömür sıçraması: sağlık süresi açığına dikkat edin. npj Regen Med 6 , 57 (2021). https://doi.org/10.1038/s41536-021-00169-5
- https://doi.org/10.37995/jotcsc.696542