Deneyim önizlemesi
Health Pro Club · Health Pro Club haberi

“Yapay Zeka Diyet Yazarsa?”

·
“Yapay Zeka Diyet Yazarsa?”
BeslenmeDijital sağlıkSağlıkta AIKoruyucu sağlıkMesleki gelişimHalk sağlığıRuh sağlığıDiyabet ve metabolizmaObeziteSpor ve egzersizSağlık yönetimi

Black Mirror dizisi kimimizin favorisi, kimimizin ilk bölümünden sonra ön yargı besleyip ekranı kapattığı, kimisinin yüzleşmekten korktuğu için izlemediği bir bilim kurgu dizisi. İngiliz yapım, antolojik bir dizi olan Black Mirror, her bölümünde farklı bir karanlık bakış açısıyla distopyasını anlatan; modern toplumun, bireylerin ve teknoloji arasındaki ilişkilerini sorgulayan, potansiyel tehlikelere karşı uyarı niteliğinde bir bilim kurgu evreni. Bakış açılarını adeta ekranlarımızın ‘’karanlık yansımalar’’ından bizlere, izleyiciye sunuyor. 

Bu evrenden yazın evrenine bir kapı açsak ve diyetisyen olarak bu kapıdan içeri girsek bizi ne bekliyor olurdu? Beslenme bilimini bu karanlık evrende görmek çok zor değil, çok uzak da değil. Yapay Zeka, bilimin, teknolojinin en popüler konusu olarak ilgili herkesin gündeminde olup, hayatımızı etkilemeye başladığı bir dönemde. Düşünce süreçlerini, öğrenme yeteneklerini ve bilgi yönetimini taklit etme özelliklerine sahip olan bilgisayar bilim dalı olan Yapay Zeka, teknolojinin şov sahnesinde. Spot ışıklarına ihtiyaç duymadan kendi ışığıyla parlıyor ve parlamaya devam edecek gibi duruyor. Birçok alanda gerçeklilik kavramımızı sorgulatan Yapay zeka uygulamaları, deneysel ve klinik tıpta giderek daha fazla faydalı uygulama alanına sahip oluyor. Beslenme biliminde de yapay zeka uygulamaları karanlık, aydınlık soru işaretleriyle dolu olsa da Bilim dünyasında beslenme bilimiyle yapay zekayı birleştiren çalışmalar mevcut.  

Beslenme ve diyetetik alanında yapay zeka uygulamaları, dört ana başlık altında toplanabilir: beslenme durumunun değerlendirilmesi, diyet planlama, diyet-hastalık ilişkisi ve antropometrik ölçümler.

Beslenme durumunun değerlendirilmesinde, en yaygın kullanılan yöntemlerden biri olan besin tüketim kayıtları, kişisel yorumlamalar ve çeşitli sınırlamalar nedeniyle zorluklar doğurabilmektedir. Yapılan bir çalışmada, yapay zeka destekli bir diyet değerlendirme sistemi olarak goFOOD™ uygulaması kullanılmıştır. Bu sistem, akıllı telefonlarla çekilen yiyecek görüntülerine dayanarak, bir yemeğin enerji ve makro besin ögesi içeriğini hesaplamakta ve besin tüketim kaydındaki zorlukları ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Ayrıca, giyilebilir cihazlar, akustik, görüntü ve hareket tabanlı sensörlerle, bilek hareketlerinden lokma sayısını ve enerji alımını tahmin ederken, besin alımını hassas ve pasif olarak izlemektedir.

Kas kütlesi ve vücut yağ kütlesi tahmini için geleneksel yöntemler sınırlı olsa da, yapay zeka ve biyomedikal sinyaller kullanılarak daha güvenilir ve düşük maliyetli modeller geliştirilmiştir. Fotopletismografi (PPG) ve elektrokardiyografi (EKG) tabanlı bu modeller, pratik ve etkili alternatifler sunmaktadır. Bunun yanı sıra, LIFANA gibi sistemler, kişiye özel diyet planları önerirken; Nutriguru ve NutriCure gibi uygulamalar, beslenme bilgilerini toplayarak kişiselleştirilmiş öneriler sunmaktadır.

Yapay zeka, diyabet ve gastrointestinal hastalıklar gibi durumlarda da diyet-hastalık yönetimine katkı sağlamaktadır. Diyabetli hastalar için Day Two, Glucose Buddy ve Dario Health gibi uygulamalar mevcutken, gastrointestinal hastalıklar için Cara Care: IBS, Gali Health: IBD ve My Symptoms gibi uygulamalar izleme ve yönetim süreçlerinde kullanılır. Ayrıca, Stay-Health gibi uygulamalar, daha sağlıklı bir diyet için beslenmeye dayalı önerilerde bulunmaktadır.

Teknolojik gelişmeler, kişiye özel diyet planlamasında büyük bir potansiyel sunmaktadır. Ancak, bu ve benzeri uygulamaların doğru sonuçlar verebilmesi için yeterli veri gereksinimi bulunmaktadır ve gizlilik gibi önemli zorluklarla karşılaşılabilmektedir.

Yapay zeka, diyetisyenlerin iş yükünü azaltırken daha verimli sonuçlar alınmasını sağlayabilir fakat manuel kullanım yemek davranışlarını değiştirebileceği de göz ününde bulundurulmalıdır. Bu örneklerde verilen uygulamaların yapay zeka altyapısının alanında uzman kişiler tarafından yapıldığı, bu çalışmalar için daha çok veriye ihtiyaç duyulduğu ve olumsuz taraflarının da göz önünde bulundurulduğu unutulmamalıdır. Bu uygulamalar daha çok geleceğe umut dolu bakılan, gelişmelerin faydalarına odaklandığımız, uzman kişiler tarafından yönetilen, bir bakış açısı oluşturuyor. Bilimin ışığında, umut dolu olduğumuz Black Mirror evreninin ters bakış açısına sahip, ütopik, White Mirror Evreni gibi daha çok. 

Peki Black Mirror evreninde yapay zekanın beslenme üzerinde etkisi ne? Bir cihaz hayal edin. Adı “NutriTrack”. Cihaz mükemmel yaşama ulaşmak için tasarlanmış hem fiziksel hem psikolojik sağlığı kontrol eden ve öneriler sunan bir cihaz. Cihazın yapay zeka tabanlı algoritması, kişiyi tükettiği besinler üzerinden takip edip, sürekli daha iyi versiyonuna ulaşmak için yönlendiriyor. Bu evrende yaşayan Eda, NutriTrack kullanmaya başlıyor. Başta her şey yolunda. Bu cihazın algoritması, insan dokunuşunu önemsiz gören algoritmalara göre hareket eden bir diyetisyen tarafından kontrol altında. Eda bir süre sonra sağlıklı olma ve mükemmel vücuda ulaşma baskını hissetmeye başlar. Özgürlüğünü sorgular, hayatına bu kadar müdahale edilmesi onu rahatsız eder. Cihaza uyum sağlamaya çalıştıkça sosyal hayatı zarar görmeye başlar. Kişisel verileri üzerine etik kavramlar üzerine düşünür. Mükemmeliyetçilik besinlerle başlayıp, tüm hayatını kontrol etmeye başlamıştır. Sistemin bir parçası haline gelen Eda özgürlüğü ve mükemmel vücut ve sağlığı arasında bir seçim yapmak zorunda kalmıştır. 

Not: Bu kurgu, OpenAI tarafından geliştirilen ve metin tabanlı sohbetler yapabilen bir yapay zeka dil modeli olan ChatGPT tarafından oluşturulmuştur. 

Bu seneryonun daha da olumsuz versiyonu herhangi bir sağlık uzmanı tarafından geliştirilmemiş bir yapay zeka uygulamasının, manuel olarak diyet önerisi, sağlık önerisi amacıyla kullanılmasıdır. Çoğu uygulamada herhangi bir sağlık konusunda bir soru yöneltildiğinde genel bilgi dışında kişiselleştirilmiş yaklaşım için “Herhangi bir sağlık sorunundan şüpheleniyorsan, bir doktora, uzmana danışarak kişisel durumunu değerlendirmen en doğrusu olacaktır. “ yanıtıyla karşılaşırsınız. Yapay Zekaya bu kadar güveneceksek, bu cümleyle başlayabiliriz. 

HealtSphere uygulaması, kişisel sağlık verilerini toplayan, bireylerin fiziksel ruhsal ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş sağlık planları sunan dev bir sağlık platformu. Bu sistem, teknolojik araçlar ve biyoteknolojik cihazlar ile kişilerin en iyi sağlıklarını bulmalarını sağlıyor. Hedefi toplumda kimsenin obezite, stres, sağlık sorunu yaşamaması üzerine kurulu. Diyetisyen Zeynep, bir danışanını bu program üzerine takip ediyor. Danışanına uygun fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme planlarıyla vücudunu optimum sağlığına kavuştururken, stresini de yönetmesine yardımcı oluyor. Diyetisyen Zeynep ve multidisipliner yaklaşımı benimseyen ekibiyle birlikte yapay zekayla destekli HealtSphere uygulaması etik sınırlar dahilinde, bütünsel bir perspektifle uygulama üzerinde çalışmalar yapmakta. İnsan dokunuşunun hala ön planda olduğu ve insani ihtiyaçların ön planda olduğu bir istemde toplum hedefleri günden güne daha iyi sağlık verilerine ulaşmakta. 

Not: Bu kurgu, OpenAI tarafından geliştirilen ve metin tabanlı sohbetler yapabilen bir yapay zeka dil modeli olan ChatGPT tarafından oluşturulmuştur. 

Bu kurgu ise iyimser, aydınlık, ütopik White Mirror evreninde geçiyor. Yapay Zekanın insanı her açıdan olumlu etkilediği; ruhsal ve fiziksel sağlığa kavuşmasına yardımcı olduğu bir evren. Ve ironik olan, iki kurguyu da oluşturan aynı algoritmaya sahip yapay zeka destekli uygulama. Yapay Zekaya sorduğumuz sorulara göre, bize istediğimiz yanıtı verir, görmek istediklerimizi görmek istediğimiz kadarıyla sunar. Kısaca doğru soru sorulmadan doğru yanıta ulaşılamaz. Ki konu sağlığımız olduğunda daha da dikkatli olmamız gerektiğini unutmayalım.  

Beslenme bilimine ait bir veri sitemi bulunan Yapay Zeka diyetisyenlerin yaptığı işi daha verimli hale getirebilir, çalışmalarını destekleyebilir. Yapay zekanın güçlü, hızlı veri analiziyle, insanın empatik ve psikoljik desteğiyle dengelenmiş, insani dokunuşuyla, gelişen bilimin ışığından faydalanarak bir yol izlemek mümkün. Kişiselleştirilmiş beslenme, halk sağlığı ve hastalıkların önlenmesi için büyük bir potansiyel taşıyor, ancak bu alanda daha fazla araştırma ve multidisipliner iş birlikleri gereklidir. Yapay zeka uygulamaları, kişiselleştirilmiş beslenmeyi destekleyerek klinik kullanımını artırabilir ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasında yardımcı olabilir. Ancak, diyetisyenler ve sağlık profesyonellerinin bu alanda daha fazla eğitim alması, kişisel verilerin gizliliği için yasal düzenlemelerin yapılması önemlidir. Kısaca Yapay Zeka-İnsan işbirliği, daha iyi sonuçlar sağlayabilir ve gerçek klinik uygulamalara yansıması daha olasıdır. Bununla birlikte, teknik ve etik sorunlar devam etmekte olup, bu sorunlar ele alındıkça Yapay Zekan’nın, sağlık alanında faydaları daha da artacaktır. 

Kaynakça:

  • Bes Diy Derg 2023;51(2):76-84 , DOI: 10.33076/2023.BDD.1730
  • https://doi.org/10.1038/s41591-021-01614-0
  • Turkiye Klinikleri J Health Sci. 2023;8(4):709-16 , DOI: 10.5336/healthsci.2023-98623
  • Akalın, B., & Veranyurt, Ü. (2020). SAĞLIKTA DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKÂ. SDÜ Sağlık Yönetimi Dergisi, 2(2), 128-137.
SANA UYGUN BİR DÜNYA

Seni biraz tanıyalım.

Mesleğini ve ilgi alanlarını seç. Keşif ekranını senin için düzenleyelim.

Seçimlerin bu tarayıcıda saklanır. Bu önizlemede üyelik oluşturulmaz.
KENDİ DÜNYANI YANINDA TAŞI

Kaynakların seninle kalsın.

Giriş yap; kaydettiğin kaynaklara ve ilgi alanlarına farklı cihazlardan ulaş.

E-postana gönderilen kodla giriş yap. Kaynakların ve tercihlerin hesabında saklanır.